Örnek Resim
nakliyat nakliyat
Alanya Otobüs Reklamları

ARJANTİN “DELİ”Sİ (EL LOCO) VE TÜRKİYE

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cinnet durumu bireylere mahsus değil. Toplumların da sonucunu düşünmeden adımlar attığı, şiddete saptığı, cinnet geçirdiği dönemler oldu. Hitler Almanya’sı, Mussolini İtalya’sı böyle idi. Tarihten başka örnekler de sıralamak mümkün.

Son günlerde Ajantin’de de benzeri bir durum yaşanıyor. Arjantin seçmeni, Javier Milei’ye yüzde 55.69 oranında oy vererek devlet başkanı seçti. Bu seçim, Alman halkının katliamlarına rağmen Hitler’i izlemesi gibidir.

Olay şöyle;

Arjantin, 22 Ekim 2023 tarihinde devlet başkanını belirlemek amacıyla iki turlu seçime gitti.

Peronist ittifak olan Vatan İçin Birlik (Union por la Patria) adayı Ekonomi Bakanı Sergio Massa yüzde 36,2, Özgürlük Gelişimi (La Libertad Avanza) Partisi adayı Javier Milei yüzde 30,2 aldı. Değişim İçin Beraber Koalisyonu Lideri ve adayı Patricia Bullrich ise, yüzde 23,81 oranında oy aldı.

Seçimin ilk turda bitmesi için bir adayın yüzde 45’ten fazla oy alması ya da oyların yüzde 40’ını alacak adayın, en yakın rakibine 10 puan fark atması gerekiyordu. Seçim ikinci tura kaldı.

19 Kasım’da yapılan ikinci turda, üç aday arasında sola en yakın olan Peronist ittifakın adayı Sergio Massa, ilk tura göre oyunu yüzde 7.97 oranında artırarak yüzde 44,17’ye çıkardı. Büyük artış sağlamıştı. Başka bir kuvvettin desteğini almamış olmasına rağmen ikinci turda yüzde 8’e yakın artış sağlaması dikkat çekici idi.

Latin Amerika’nın iki sol iktidarı, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, Massa’nın kazanmasını arzuladıklarını ilan ettiler.

Ancak ABD yanlısı cephede önemli bir atak yapıldı. Değişim İçin Beraber Koalisyonu adayı Patricia Bullrich, Milei’ye desteğini ilan etti. Bu destek ile Javier Milei, yüzde 55,69 oranındaki oy ile devlet başkanı seçildi.

Sergio Massa, ikinci turda oyunu yüzde 7.97 oranında artırmasına rağmen, ikinci tura birlikte giren diğer iki adayın aldıkları oy, ilk tura göre toplamda sadece yüzde 2 oranında oy getirmişti. Buna rağmen Arjantin halkı yüzde 55,69 oranındaki seçmen desteği ile görüşlerini bildiği, niyetlerinden haberdar olduğu Javier Milei’yi devlet başkanı koltuğuna taşıdı.

“Cinnet” dediğim durum budur. Nasıl biri olduğunun bilinmesine rağmen devletin tepesine oturtulmuştur.

JAVİER MİLEİ NASIL BİRİ?

Basına yansıyan bilgiler Milei’yi şöyle tarif etmektedir;

  • 53 yaşındaki Milei bekardır.
  • Lakabı,“El Loco”dur. Yani “deli”. Lise yıllarından beri arkadaşları “deli” dermiş.
  • Bekar kız kardeşi ve beş köpeği ile birlikte yaşıyor.
  • Köpeklerini çocukları sayıyor. Seçilince, “dört ayaklı çocuklarım” dediği köpeklerine teşekkür ediyor.
  • Altıncı köpeği Conan 2017 yılında ölüyor. Seçim çalışmaları için, “Ölen köpeğim Conan’dan telepati ile tavsiyeler aldım” diyor.
  • Milei, 2015 yılında Conan’ı “yazılarının ilham kaynağı” olarak göstermiş.2017’deki ölümüyle ilgili olarak da, “Conan gerçekten ölmedi, bu fiziksel kayboluştur. Onu korumak için Tanrı’nın yanına oturmaya gittiğini ve bu sayede Tanrı’nın kendisiyle konuşmaya başladığını” söylüyor. 
  • “Arjantin devlet başkanı olmak için Tanrı tarafından gönderildim” diyor. “1 numara” olarak adlandırdığı Tanrı ile konuşmalar yaptığını söylüyor. Milei’ye Tanrı, “siyasete girmesini ve başkan olana kadar durmamasını ” söylemiş.
  • Milei, “Conan’la birlikte Tanrı tarafından kendilerine bir görev verildiğini” ve “aslan olan Conan’la yaklaşık 2.000 yıl önce Roma Kolezyumu‘nda bir gladyatör olarak tanıştığını” iddia ediyor.
  • Bir sohbet sırasında bir arkadaşına şöyle yazmış: “İsa’nın dirilişini üç kez gördüm, ama bunun hakkında konuşamam. Deli olduğumu söylerler.”
  • Milei, “başkan seçilmesi halinde kız kardeşinin First Lady rolünü üstleneceğini” söylüyor.
  •  “Solcuları kesmek lazım” diyor. Seçimlerde elektrikli testere ile sahneye fırlıyor, histerik pozlar veriyor. Arjantin’de ve dünya basınında ‘Testere Milei’ diye de biliniyorSeçilince ‘Testere Milei seçimi kazandı” başlıkları atılıyor.
  • Milei “uyuşturucunun serbest olmasını” istiyor.
  • İsteyen “herkesin serbestçe silahlanabilmesini” istiyor.
  • “Eşcinsel evlilik serbest olsun” istiyor.
  •  “Özgür aşk”ı savunuyor. “Çarpık ilişkileri, üç kişilik toplu cinsel ilişkileri yaşadığını, bunun normal olduğunu” anlatmaktadır.
  • Kürtaja karşı çıkıyor, “fuhuşun serbest olmasını” istiyor.
  • Organ ticaretini serbest bırakmayı amaçlıyor.
  • Sendikalara karşı çıkıyor.
  • Küfürbazdır Milei. Hemen herkese, her şeye toplum önünde, seçim toplantılarında bile küfür edebilmektedir. Örneği Papa Francis için , “lanet bir komünist”, “komünist pislik” ve “bok parçası” diyebilmiştir.
  • Kendisini “minarşist” ve “anarko-kapitalist” olarak tanımlıyor.
  • “Minarşizm”, minimal devletçilik, küçük devlet, küçültülmüş devlet anlamına gelmektedir. Devletin görevlerini terk etmesini, iç ve dış güvenlik, yargı ve yasama ile sınırlandırılmasını amaçlamaktadır.
  • Anarko-kapitalizm ise, serbest piyasa anarşizmidir. Minarşizmin daha ötesine geçerek, devleti, serbest piyasa sisteminin işleyişinden, toplumsal kurumlardan, yasa uygulamalarından, güvenlikten ve altyapıdan bile uzaklaştırmayı, bütün bu alanları da, kâr amaçlı şirketlere, yardım derneklerine veya “sivil toplum örgütlerine” devretmeyi amaçlamaktadır.
  • Anarko-kapitalizm, “piyasa merkezli özgürlükçü sol” ideoloji gibi sunulmasına rağmen, sol ile herhangi bir ilgisi yoktur, ulus devletleri emperyalizmin amaçları için un ufak etmeyi amaçlamakta, sermaye diktatörlüğünü savunmaktadır. Karşı devrimcidir.
  • Milei, Arjantin Merkez Bankası’nı kapatacağını söylüyor.
  • Arjantin’in milli para birimi Peso’yu kaldırmayı, ülke içinde ve dışında ABD dolarını egemen kılmayı amaçlıyor.
  • Kamu kurumlarını satacağını söylüyor.
  • Kamusal sağlık sistemini tasfiye edeceğini, özel sağlık sistemini egemen kılacağını söylüyor.
  • Sağlık, eğitim ve çevre bakanlıklarını kapatacağını ilan ediyor.
  • İklim değişikliğinin sosyalistlerin uydurması olduğunu” söylüyor.
  • Sosyal yardımları düşüreceğini, emekli maaşlarına ayrılan fonu azaltacağını söylüyor.

ARJANTİN’İ ABD SÖMÜRGESİ YAPMAYI AMAÇLIYOR

  • İçeride ekonomideki bütün alanları Amerikan tekellerine sunmayı amaçlayan, merkez bankasını kapatmayı, Arjantin Peso’sunu kaldırmayı ABD dolarını egemen kılmayı amaçlayan Milei, dış politikada da ABD sömürgesi gibi bir politika izlemeyi amaçlıyor.
  • Öylesine Amerikancı ve İsrailcidir ki, “göreve başlamadan ilk ziyaretlerini ABD ve İsrail’e yapmak istediğini” söylüyor.
  • Kasım 2023’de Yahudiliğe geçiyor Milei. Mitinglerde İsrail Bayrağını sallıyor, İsrail’in Filistin’e saldırısını destekliyor. Tel Aviv Büyükelçiliğini de Kudüs’e taşıyacağını ilan ediyor.
  • Çin, Brezilya ve Rusya ile işbirliğini, ABD ve İsrail lehine kesmeyi amaçlıyor. 
  • Arjantin’in BRICS’e katılmasına da karşı çıkıyor, Arjantin’in BRİCS’e katılma talebini geri çekmeyi amaçlıyor.
  • Milei seçilince ilk kutlayanlar Trump ve Brezilya’nın ABD’ye kaçan eski başkanı Bolsonaro ile İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen oluyor.
  • Trump, “Bütün dünya izliyordu! Seninle çok gurur duyuyorum. Ülkenizi tersine çevirecek ve Arjantin’i gerçekten yeniden harika yapacaksınız!”
  • İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen ise, sosyal medya hesabından Milei’nin, İsrail bayrağını dalgalandırdığı fotoğrafını paylaşıyor, başarısından ötürü kutluyor.

ARJANTİN HALKI KADIRILDI MI?

Tarihte iktidara gelinceye kadar gerçek düşüncelerini gizleyen çok lider oldu. Bunların biri de Adolf Hitler idi. Partisinin adı Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi’dir. İşçi sınıfının çıkarlarını savunan bir sosyalist parti görünümündedir. Milliyetçilikle de Alman halkının Birinci Dünya Savaşında ezilen ruhuna hitap etmektedir. Yahudiler, Almanların yaşadıklarınıın sorumlularından biri olarak gösterilmektedir.

Alman halkı, Hitler iktidara gelinceye, güçleninceye kadar, sosyalistlere, rahiplere, sendikalara saldırıncaya, fırınları çalıştırınca, işgallere başlayıncaya kadar, bahsi geçen programın peşinden gidiyordu. O dönem için “aldatılma” tanımı yanlış olmayacaktır. Ancak Hitler gerçeği, Nazi iktidarı gerçeği, gün yüzüne çıkmaya başladığında da, karşı çıkmak bir yana, ses çıkarmaya mecali kalmamıştır halkta. (Alman halkının aldanmasına sebep olan NAZİ Partisinin Programını ve temel belgelerini başka bir yazıda ele alabiliriz.)

Ancak Arjantin için böyle değildir. 22 Ekim ve 19 Kasım 2023 seçimleri öncesinde ve seçim kampanyası boyunca Milei, yapmak istediklerini fazlasıyla anlatmıştır. İsrail bayrağı ile meydanlara inmiş, ABD dolarını egemen kılacağını, Merkez Bankasını, Sağlık ve Çevre Bakanlıklarını kapatacağını övünerek söylemiş. Sapkın fikirlerini bir bir anlatmış, eşcinsel evliliğini, organ ticaretini, uyuşturucuyu ve silahlanmayı serbest bırakacağını seçimlerde söylemiş herkese.

Öte yandan Arjantin’in güçlü seçeneği de vardır. İkinci turda yüzde 44 desteği bulunan sol blok…

O halde neden Milei?

Neden sapkınlık, neden minarşizm, neden anarko kapitalizm?

Neden ABD’ye teslimiyet?

Bu soruların yanıtını, Arjantin’in çöken ekonomisinde aramak lazım.

ARJANTİN EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ

  • Arjantin’in sanayisi zayıf.
  • Yoğun bir ithalat bağımlısı.
  • Tarımda en büyük ihracat kalemi soya fasulyesi ve mısır.
  • İhracatı sadece tarımsal ürünlerde yapabiliyorken, son yıllarda artan maliyetler ve kuraklık, tarımı da vurmuş.
  • 1990’larda kamucu politikalar terk edilerek piyasa ekonomisi ve özelleştirmeler başlatılıyor.
  • Arjantin 1973, 1978, 1981, 1985, 1989, 1991, 2002 ve son olarak da pandemi döneminde ekonomik kriz yaşamış.
  • Son kriz giderek derinleşiyor.
  • Dış ticaret Dolar ile.
  • Arjantin Peso’su Dolara karşı hızla değer kaybediyor. 2023 Nisan ayında 1 dolar, 235 Peso olmuş.
  • Halkın yüzde 40’ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
  • Bankalar kredi vermiyor.
  • Enflasyon yüzde 100’ün üzerine çıkarak son 30 yılın rekorunu kırıyor.
  • Enflasyon sıralamasında dünyanın 4. ülkesi.
  • Ekonomi IMF’ye teslim edilmiş. IMF programları uygulanıyor.
  • 1984-2022 arasında IMF’ye ödenmeyen borç 108.3 milyar dolara ulaşmış.
  • Çöken ekonomi yüzünden artık dünya tefecilerinden borç bulunamıyor.
  • 2022 yılında toplam dış borç 277 milyar Dolara çıkıyor.
  • Toplumun nabzını tutan merkezler, seçim öncesinde ve Aralık ayında protesto eylemleri olacağını öngörmüşler. Ancak Dünya Kupası’nın kazanılmasıyla toplumdaki tansiyon gerilemiş, protesto potansiyeli ötelenmiş.

Arjantin’de bir deliyi işbaşına getiren işte zemin budur.

KÖKLÜ ARAYIŞ ZAMANLARI

İstikrar zamanlarında, ekonominin kendi rayında ilerlediği dönemlerde, kitleler sistem içindeki çözümlerde dolaşır. Biraz solda, biraz sağda, ama sistem içinde…

Ani ve büyük yıkımlar, büyük ekonomik depremler ise, kitlesel arayışlara, köklü değişikliklere yöneltir toplumu.

Birinci Dünya Savaşında Çarlık Rusya’sı, Alman ve Osmanlı İmparatorlukları ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yenilmiş, ülkelerinde askeri, ekonomik ve siyasal depremler yaşanmıştı.

Ancak aynı sebepler, Almanya’da Hitler faşizminin önünü aşmışken, Çarlık Rusya’sında Sovyet Devriminin, Osmanlı İmparatorluğunda bağımsızlık savaşının ve Kemalist devrimin önünü açtı. Bu farklılıkların, kitlelerin bu seçeneklere yönelmesinin sebebi, bu sonuçlara uygun örgütlenmelerin ve liderlerin öne çıkmış olmasıydı.

İkinci Dünya Savaşının ve emperyalist işgallerin yarattığı ekonomik, siyasi ve askeri depremler de, kitlelerin dikkatini çeken örgütlere ve liderlere göre farlılık gösterdi.  Çin, Küba, Kamboçya, Laos, Yugoslavya, Arnavutluk ve daha çok sayıda ülkede sosyalist devrimlerin önünü açar, Hindistan gibi sömürge ülkelerin bağımsızlığını kazanmasına yok açarken, aynı sebeplerin yarattığı çöküntü, Japonya, Güney Kore ve Türkiye’de emperyalizme bağımlılığı doğurmuş, Amerikancı hükümetlerin önünü açmıştı.

Osmanlı İmparatorluğu aydınlarını ABD, İngiliz mandasına, Atatürk’ü Kurtuluş Savaşına yönelten de aynı iklimdir, aynı ekonomik, siyasi ve askeri sebeplerdir.

Ancak, aynı fikirlerin sahibi Atatürk için Samsuna çıkmak, 1915’te, 1917’de macera olacakken, başarının 1919’da gelmesi de, demirin tavı yüzündendir, koşulların olgunluğu yüzündendir.

Toplumlar için minderin tutuşması denilen anlardır bunlar. Mevcudiyetin kitlesel halde terk edilmesine, kitleleri büyük değişikliklere yönelten sebepler.

YA TÜRKİYE?

Ülkemize gelirsek, ekonomik rezervlerimizin tüketildiği, devlet olanaklarının tasfiye edildiği, tarımda ve sanayide çöküşün her geçen gün arttığı yıllardayız. Hele de 2008’de başlayan son ekonomik krizin bugünlere dek aralıksız süregelmesi, her geçen yıl durumun daha da kötüleşmesi, Türk milleti için minderin tutuşmaya doğru gittiği anlamını taşımaktadır.

 2024 yerel seçiminin ardından sonraki seçime 4 yıl gibi bir süre olması iktidarı pervasızlaştıracak, vazgeçme şansı olmayan piyasa ekonomisinde daha sert adımlara yöneltecektir. Bugünden işaretleri görülen bu programın, giderek artan ekonomik yıkımı çok daha hızlandıracağı açıktır. Bu da, bugünlere kadar az çok gemisini yüzdürmeyi başaran kesimlere bile, ani ve büyük depremler anlamına gelmektedir.

Sonuçta sadece işçi sınıfının değil, diğer emekçi sınıf ve tabakaları ile Türk milletinin tamamına yakının 2024 ikinci yarısından itibaren köklü değişiklik arayışına gireceği anlamını taşımaktadır.

2015 seçiminden bu yana iki kez 9’ar puan düşen AKP’nin oyları erimeye devam etmektedir. 2024 ortalarından sonra, AKP’nin toplumdaki karşılığının büyük kırılmalar yaşayacağını görmek kâhinlik olmayacaktır.

Minderin tutuşmaya başladığı Türkiye’nin vardığı yer, artık şu sorunun cevaplanmasına dayandı; Toplum Hitler gibi diktatörlük eğilimine, Milei gibi sapkın ve deli programlara mı yönelecek, yoksa yeniden Atatürk devrimine mi?

Arkada büyük bir Kurtuluş Savaşı, köklü bir Kemalist devrimi olan milletin, Atatürk’e yönelme olasılığı oldukça kuvvetlidir. Ancak Kemalist devrimi arzulayanların topluma kendilerini kabul ettirmeleri, kesinlikle oturdukları yerden olmayacaktır. Beklediklerinin olabilmesi, ellerini çabuk tutmalarına, dağınık kuvvetleri bir araya getirmelerine ve kayda değer bir seçenek olduklarını topluma göstermelerine bağlıdır.

Her zulüm devrimcilikle, her toplumsal deprem devrimle sonuçlanmıyor.

Testereli sapkın delinin Arjantin’de yüzde 55.69 seçmen oyu ile Devlet Başkanı seçilmesi gibi.

Atatürk’ü, Lenin’i, Mao’yu yaratan da, Hitler’i, Musolini’yi, Miei’yi yaratan, iktidara getiren de benzer süreçlerdir.

Mehmet Akkaya

KAYNAK:

“Javier Milei” / Https://Tr.Wikipedia.Org/

“Arjantin’de Ön Seçimlerin Galibi Aşırı Sağcı Milei Oldu” / Https://Www.Aa.Com.Tr/

“Arjantin’de Sürpriz Seçim Sonucu Piyasaları Sarstı: Peso Yine Devalüe Edildi” / Https://Www.Sozcu.Com.Tr/

 “Yüksek Enflasyonun Pençesinde Krizden Kurtulamayan Ülke: Arjantin” / Https://Www.Bloomberght.Com/

“Türkiye Ekonomisinin Sık Sık Kıyaslandığı Arjantin’de Neler Oluyor?” / Https://Www.İndyturk.Com/

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
ARJANTİN “DELİ”Sİ (EL LOCO) VE TÜRKİYE
Örnek Resim

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yat
Örnek Resim
Giriş Yap

Bodrum Sonsöz Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin